8 Temmuz 2010

Tarih yazarak finalde: 0-1

Reuters) 2010 Dünya Kupası'nda finalin adı Hollanda-İspanya oldu. Tüm dünyanın nefeslerini tutarak izlediği yarı final maçında İspanya, Almanya'yı 1-0 mağlup etti ve adını tarihinde ilk kez finale yazdırdı. Durban kentindeki 69 bin seyirci kapasiteli Moses Mabhida Stadyumu'nda oynanan ve ilk yarısı golsüz eşitlikle sona eren mücadelede İspanya'yı finale taşıyan gol 73. dakikada kaptan Carles Puyol'dan geldi.

Yakaladığı altın jenerasyonuyla önce EURO 2008'de kupaya uzanan İspanya, 2010 Dünya Kupası'nda da adını finale yazdırmayı bildi. İspanya, Uruguay'ı 3-2 mağlup ederek finale yükselen Hollanda ile 11 Temmuz Pazar günü saat 21:30'da Soccer City Stadı'nda kupaya uzanmak için kozlarını paylaşacak.
PUYOL'DAN MERMİ GİBİ BİR KAFA...

İspanya'nın aradığı gol kaptan Carles Puyol'dan geldi. 73. dakikada İspanya'nın kazandığı sol kanattan kazandığı kornerde topun başına Xavi geldi. Xavi'nin penaltı noktasına doğru yaptığı ortaya gerilerden süratle gelen Puyol, müthiş yükseldi ve çok sert bir kafa vuruşu yaptı. Maçın başarılı isimlerinden Neuer'in müdahalesine rağmen top ağlarla buluştu. Puyol'un maçın ilk yarısında bir kafa şutu da üstten auta çıkmıştı. 0-1.
İLK YARIDA GOL YOK, MÜCADELE VAR...
İki takım için de EURO 2008'in finali niteliği taşıyan dev maçın ilk yarısında gol sesi çıkmadı. Maça daha arzulu başlayan İspanya, ilk dakikalarda rakip yarı alanda fazla adamla gözükse de gol noktalarında etkisiz kaldı. Müthiş pas trafiğini Almanya karşısında yapmayı yine başaran İspanya, son paslarda ise arzuladığı başarıyı yakalayamadı. Gol krallığı mücadelesi veren David Villa da güçlü Alman defansı arasında pozisyon bulmakta çok zorlandı. Sarı-kırmızılılar Dünya Kupası'nda oynadığı diğer maçlarda olduğu gibi yine ilk yarıda gol yemedi.


İlk dakikalardaki İspanya baskısını atlatan Almanya ise 20. dakikadan itibaren oyunu dengelemeye başladı. Rakibinin oyunun bozan Almanya, Mesut, Klose ve Podolski ile rakip kale önünde etkili olmaya çalıştı. İki takımın da girişimleri ilk 45 dakikada skor tabelasını değiştirmedi.
TORRES YEDEK...
Dünya Kupası öncesinde sakatlığı nedeniyle nasıl bir performans sergileyeceği merakla beklenen İspanyol golcü Fernando Torres, Almanya karşısında maça yedekler arasında başladı. Torres'in yedek başladığı mücadelede, teknik direktör Vicent Del Bosque, orta sahayı daha kalabalık tuttu. Maç öncesinde Torres'i oynatacağını söyleyen Del Bosque, Torres'i sahaya sürmeyerek rakibini şaşırtmaya çalıştı. Torres, maçın son 9 dakikasında David Villa'nın yerine maça dahil oldu.
VILLA VE PUYOL...

İspanya, Almanya karşısında ilk yarıda baskılı gözüken taraftı. İspanyolların gole en çok yaklaştıkları pozisyonlarda ise gol krallığına koşan David Villa ve Puyol'un imzaları vardı. Maçın da ilk tehlikleli pozisyonu olan atakta, 6. dakikada Pedro'nun akıl dolu pasına David Villa hareketlendi, kaleci Neuer ile karşı karşıya kalan Villa, zor pozisyonda vuruşunu yaptı, kalesini zamanında terkeden ve Villa'nın açısını kapatan Neuer mutlak bir golü önledi.
İspanya'nın ilk yarıda gole yaklaştığı bir başka pozisyon ise 14. dakikada gelişti. Sağ kanattan Iniesta'nın penaltı noktası üzerine kestiği sert ortaya, gerilerden gelen Puyol uçarak kafayı vurdu. Puyol'un yakın mesafeden yaptığı bu kafa vuruşu çok az farkla üstten auta çıktı.
Savunma güvenliğini ön planda tutan Almanya'nın maçtaki ilk tehlikeli pozisyonu ise 32. dakikada geldi. Organize gelişen Almanya atağında, Piotr Trochowski kaleye uzak bir noktada olmasına rağmen, önünün açık olduğunu görünce çok sert bir şut çıkardı. Trochowski'nin bu sert şutu, az farkla yandan auta çıktı.
MESUT PENALTI BEKLEDİ...


İlk yarının en çok tartışılacak pozisyonu ise 45. dakikada yaşandı. Hızlı gelişen Almanya atağında, Klose'nin derin pasıyla Mesut Özil, İspanya ceza sahasına kaldı. Şutunu çekeceği sırada Sergio Ramos'un müdahalesiyle Mesut kendini yerde buldu. Mesut ve Alman oyuncular penaltı kararı bekleyerek Macar hakem Viktor Kassai'ye baktı ancak hakemin kararı devam oldu. 
İSPANYA AKIN AKIN...
İkinci yarıda baskısını arttıran İspanya'nın golünün geleceği belli gibiydi. Özellikle Pedro, Iniesta ve Xavi üçlüsüyle müthiş bir pas trafiği yapan Boğalar, oyunu karip kale önüne kadar yıktı. Önemli fırsatlar yakalayan İspanya, finali getiren golü bir duran toptan buldu. Puyol ile bulduğu gollden sonra skoru korumak çabası içine giren İspanya, kalan dakikalarda kontra ataklarla farkı arttırmaya çalıştı.
Yediği gole kadar çok iyi bir savunma yapan Almanya, İspanya atakları karşısında çok iyi direnmişti ama Puyol'un kafa golünü engelleyemediler. Puyol'un golünden sonra Löw hamlelerini de yaptı ve tüm riskleri aldı. Almanlar, son dakikalarda az da olsa fırsatlar yakaladı ancak İspanya, güçlü rakibine beraberlik şansı vermedi.
Maç sonunda İspanyollar büyük bir sevinç yaşarken, Almanla'da hüzün vardı.



Bahisçilerin gözü onda!

(DHA) Almanya'nın Oberhausen kentindeki ''Sea Life'' akvaryumunda bulunan ''Paul'' adlı ahtapotun yaptığı "maç tahminleri", adının "kâhin ahtapot" olarak tüm dünyada duyulmasına neden oldu.

Dünya Kupası maçlarında ahtapot ''Paul''ün bulunduğu akvaryumunun içine, Almanya ve karşılaşacağı ülkelerin bayraklarının bulunduğu iki cam kutu konuldu. Paul, cam kutulardan birini tercih ederken bugüne kadar Almanya'nın oynadığı maçlarla ilgili doğru tercih yaptı.

Son olarak Almanya'nın İspanya karşısında yenileceğini "bilen" Paul'ün bugüne kadar sadece 2008 Avrupa Şampiyonası'nda İspanya'nın Almanya'yı yendiği final maçında yanlış tahminde bulunduğu açıklandı. Almanya'daki bahisçilerin gözü, Paul'ün pazar günü oynanacak Hollanda-İspanya finali için yapacağı tahmine çevrildi.

22 Haziran 2010

50 yaşına da gelse Maradona!

Matador Villa: 2-0

İlk maçında şok bir mağlubiyet alan İspanya, Honduras'ı iki golle geçti.




(Sporx.com) 2010 Dünya Kupası H Grubu ikinci maçında İspanya, Honduras'ı 2-0 mağlup etti ve ilk galibiyetini elde etti. Johannesburg'daki 61 bin seyirci kapasiteli Ellis Park'ta oynanan ve ilk yarısı da İspanyolların 1-0'lık galibiyetiyle sona eren mücadelenin golleri 18 ve 52. dakikalarda David Villa'dan geldi. İspanyollar makine gibi işleyen sistemleri ile Honduras'a fazla şans vermezken, attığı iki golün dışında sayısız fırsattan da yararlanamadılar. David Villa attığı iki golle yıldızlaşırken, bir penaltıdan yararlanamadı, bir şutu da direkten döndü.
Dünya Kupası öncesinde sakatlık sorunlarıyla boğuşan Fernando Torres ise bu maçta da etkisiz bir görüntü çizdi. Honduras'ta ise takımın en büyük yıldızı olan David Suazo da beklentileri karşılayamayan bir başka isimdi. Suazo hücumda yalnız da kalmasının sonucunda istenileni veremedi.
Gruptaki ilk galibiyetini alan İspanya puanını 3'e yükseltirken, Honduras ikinci maçı sonucunda da puanla tanışamadı.

VILLA ZORLADI ZORLADI ATTI...
İspanyolların en büyük gol silahlarından olan yeni Barcelonalı David Villa, takımının açılış golünü atan isim oldu. 18. dakikada hızlı gelişen İspanya atağında, sağ kanattan yapılan ortayı, Villa ceza sahası içinde kontrol etti. Yıldız oyuncu önündeki rakibine rağmen şutunu attı, kalecinin parmaklarının ucuna da çarpan top ağlarla buluştu. 1-0.
VILLA RAHATLATTI...
David Villa takımını rahatlatan golü 52. dakikada attı. Jesus Navas'ın pasında ceza yayında topla buluşan David Villa sert bir vuruş yaptı, Honduras savunmasına da çarpan top kaleci Noel Valladares'i yanılttı ve ağlarla buluştu. 2-0



PENALTI KAÇTI...
Gol perdesini açan David Villa, hat-trick yapma şansını ise kaçırdı. 62. dakikada İspanya'nın kazandığı penaltı atışını kullanmak için David Villa topun başına geçti. Villa, penaltı atışında kaleciyi de ters köşeye yatırdı ancak top direğin dibinden auta çıktı.  

İSPANYA ÇOK RAHAT...
İlk maçında İsviçre'ye mağlup olarak taraftarlarını büyük bir üzüntüye boğan İspanya, Honduras karşısında işi sıkı tuttu. Maça baskılı başlayan sarı-kırmızılılar, özellikle David Villa ve Jesus Navas'ın etkili futbollarıyla rakip kalede tehlikeler yaratmaya başladı. 9. dakikada David Villa'nın 25 metreden attığı sert şut üst direkte patladı. Direkten dönen bu top gelecek gollerin de habercisi gibiydi. 



Şili 'rekor' tanımadı!

2010 Dünya Kupası H Grubu'nda Şili, İsviçre'yi 1-0 mağlup etti.



(Sporx.com) 2010 Dünya Kupası (H) Grubu'nda Şi
li ile İsviçre karşı karşıya geldi. Port Elizabeth'deki 46 bin seyirci kapasiteli Nelson Mandela Bay Stadı'nda oynanan maç 1-0 Şili'nin üstünlüğü ile sona erdi. İsviçre'de karşılaşmanın 89. dakikasında Eren Derdiyok'un kaçırdığı inanılmaz gol, Ottmar Hitzfeld dahil Port Elizabeth'i dolduran tüm İsviçre taraftarını çılgına çevirdi.

Şili'ye galibiyeti getiren gol, karşılaşmanın 75. dakikasında Mark Gonzales'ten geldi. Son maçını İspanya ile oynayacak olan Şili, İsviçre karşısında aldığı galibiyetin ardından gruptaki puanını 6'ya yükseltti. Şili karşısında 60 dakika boyunca 10 kişi oynayan İsviçre bu karşılaşmanın ardından 3 puanda kaldı. İsviçre, gruptaki son maçını Honduras ile oynayacak.

İsviçre'de karşılaşmanın 30. dakikasında Behrami kırmızı kart görerek takımını kalan dakikalarda 10 kişi bıraktı. Şili'de karşılaşmanın 49. dakikasında Sanchez'in attığı gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

2006 Dünya Kupası'nın ardından 2010 Dünya Kupası'na da katılma başarısı gösteren İsviçre, Şili maçının 67. dakikasıyla beraber yeni bir rekorun altına da imza attı. 2006 Dünya Kupası'ndan gol yemeden elenen İsviçre, Şili maçının 67. dakikasına kadar gol yemeyerek toplamda 550 dakika boyunca kalesini gole kapattı ve Dünya Kupası tarihinde yeni bir rekora imza attı. Bu rekor daha önce 551 dakika ile İtalya'ya aitti.

EREN DERDİYOK SÜRPRİZİ!

İsviçre'de İspanya maçından farklı olarak Şili karşısında kadroda bazı değişiklikler yaşandı. Özelliklle sakat olan Frei ve Behrami'nin yeniden takıma dönmesiyle beraber Eren Derdiyok ve Barnetta yedek kulübesine çekildi. Ottmar Hitzfeld'in özellikle santrfor bölgesine Blasi N'Kufo'yu kullanarak İspanya maçının yıldızlarından olan Eren'e Şili karşısında ilk 11'de forma vermemesi dikkatlerden kaçmadı. İspanya maçında sakatlanan Senderos ile Hakan Yakın da Şili karşısında Ottmar Hitzfeld'den görev bekleyen isimler arasında yer aldı. Şili'de ise takımın en büyük yıldızı Humberto Suazo İsviçre maçıyla birlikte yeniden takıma döndü ve ilk 11'de yer aldı. Beşiktaş forması giyen Rodrigo Telo, İsviçre karşısında yedek kulübesinde görev bekledi. Nelson Mandela'da oynanan maçta Şili 4-3-3 taktiği ile İsviçre ise 4-4-1-1 taktiği ile sahada yer aldı.



İSVİÇRE 'BERABERLİK' DEDİ

İspanya karşısında aldığı sürpriz galibiyetle tüm dikkatleri üzerine çeken İsviçre, gerek taktik planı gerekse oyun kurgusu olarak maçın ilk dakikalarından itibaren Şili karşısında 'kaybetmemek' için çıktığının sinyallerini verdi. Şili karşısından alacağı bir puan ve Honduras karşısından alınacak bir galibiyetle İspanya'yı geride bırakarak grup liderliğini ele geçirme şansını son ana kadar korumak isteyen İsviçre'de teknik direktör Ottmar Hitzfeld de sahaya oldukça kontrollü bir kadro sürdü.

Orta alanı kalabalık tutarak Şili akınlarını tıkamak isteyen İsviçre, maçın ikk dakikalarında bu taktik planında başarılı oldu ancak uzaktan atılan Şili şutları zaman zaman Diego Benaglio'nun koruduğu kalede tehlikeli pozisyonlar yaratttı. İlk yarısı pozisyon açısından kısır, mücadele gücü olarak bir hayli yüksek olan kritik maçta Şili'de Sanchez'in gösterdiği başarılı performans göz kamaştırdı. İsviçre'de ise kaleye direkt giden, uzaktan şut atabilme yeteneğine sahip olan bir oyuncunun yokluğu özellikle ilk yarıda ciddi anlamda hissedildi.

MARK GONZALES!

Karşılaşmanın ilk yarısında Behrami'nin kırmızı kart görmesiyle taktik planında değişikliğe gitmek zorunda kalan Hitzfeld, ilk yarının sonlarına doğru Frei'i saha kenarına alarak Barnetta'yı sahaya sürdü ve 4-5-1 taktiğine döndü. Şili'de ise ikinci yarıda takımın en önemli yıldızı Humberto Souza yedek kulübesine çekildi.

İkinci yarıya savunma ağırlık taktik planı ile çıkan İsviçre, ilk yarıda olduğu orta alanı kalabalık tutup savunma ile orta alan arasındaki mesafeyi daraltarak sahayı başarılı bir şekilde parselledi. Şili'ye oyun kurma alanı bırakmayan İsviçre, oyunu kendi yarı sahasında kabul ederek 'üçlü' Şili savunma arasına atılan derinlemesine toplarla rakip kalede etkili olmak istedi ancak bu plan başarılı bir şekilde işlemedi!

Hemen hemen tüm atak organizasyonları katı İsviçre savunmasına takılan Şili, 50. dakikada Sanchez ile bir gol buldu ancak bu gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Uzun bir süre bir kişi eksik oynayan İsviçre karşısında özellikle kanat organizasyonlarına ağırlık vererek bir gol bulmak isteyen Şili, bu planında 75. dakikada başarılı oldu ve Mark Gonzales'in attığı golle  İsviçre karşısında 1-0 öne geçti. İsviçre'nin kalan dakikalarda beraberliği yakalama çabaları sonuç vermedi ve Şili karşılaşmdan 1-0'lık galibiyetle ayrıldı.




Sağnak yağmur değil! Portekiz!


G Grubu ikinci maçında Portekiz Green Point Stadyumu'nda Kuzey Kore'yi 7-0 yendi.


(Sporx.com) Dünya Kupası'nın G Grubu mücadelesinde Portekiz Cape Town'daki 66 bin seyirci kapasiteli Green Point Stadyumu'nda Kuzey Kore'yi 7-0 yendi. Maçın gollerini 29. dakikada Raul Meireles, 53. dakikada Simao, 56. dakikada Almeida, 60 ve 89. dakikalarda Tiago, 81. dakikada Liedson ve 87. dakikada Ronaldo kaydetti. Portekiz bu sonuçla puanını 4'e yükseltirken, Kuzey Kore puanla tanışmadı ve gruptaki son maçlar öncesi Dünya Kupası'na veda etti.

Maça iki takım da hızlı başladı. Özellikle sol kanattan Ronaldo ile bindirmeler yapan Portekiz Kuzey Kore kalesinde tehlikeler yaratmaya başladı. Kuzey Kore takımı ise hızlı çıktığı ataklarda Portekiz kalesinde tehlikeler yarattı. İki takım da açık futbolu tercih ederken ilk 20 dakika karşılıklı ataklar şeklinde geçti. Portekiz sağdan Simao ve soldan Ronaldo ile ilerde Almeida'ya pozisyon yaratmaya çalıştı.



MUHTEŞEM PAS VE GOL


Karşılaşmanın 29. dakikasında Tiago'nun derinlemesine pasında Raul Meireles çok güzel vurdu ve takımını 1-0 öne geçirdi. Maçın ilk yarım saatlik periyodunda Portekiz birçok pozisyona girerken, bunlardan Meireles ile olanını değerlendirdi. Kuzey Kore takımı ise golü yedikten sonra hareketli görüntüsünü kaybetti. Meireles ile bir gole daha yaklaşan Portekiz başarılı olamadı.

İlk yarının sonlarına doğru yediği golün şokunu üzerinden atan Kuzey Kore Portekiz defansını zorlamaya başladı. Savunmada hata yapmayan Portekiz ise 2. gol için Kuzey Kore kalesine yüklenmeye başladı. Özellikle Ronaldo'nun uzaktan şutları ve kanat akınları ile gol arayan Portekiz 2. golü bulamadı ve soyunma odasına 1-0'lık üstünlükle gitti.



İKİNCİ YARI GOL OLUP YAĞDI!


İkinci yarıya Portekiz fırtına gibi başladı. Maçın 53. dakikasında Raul Meireles'in ara pasında Simao topu ağlara göndererek farkı ikiye çıkardı. Portekiz 2-0'ın ardından durmadı ve atkalarına devam etti. 2. golden üç dakika sonra bu sefer sahneye Almeida çıktı ve soldan Coentrao'nun ortasında topu ağlara yolladı. 3-0'ın ardından oyun yavaşlar diye düşünenler ise yanıldı. Maçın 60. dakikasında Ronaldo'nun soldan içeri çevirdiği topa düzgün vuran Tiago farkı 4'e çıkardı.



PERDEYİ TIAGO KAPATTI


Portekiz'de 4-0'lık skorun ardından Ronaldo şov yapmaya başladı ve kaleyi şut bombardımanına tuttu. Kuzey Kore ise daha fazla gol olmaması için kalesini elinden geldiğince savundu ama 81. dakikada Liedson'un, 87. dakikada Ronaldo ve 89. dakikada Tiago'nun gollerine engel olamadı. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Portekiz karşılaşmayı 7-0 kazandı. Grubun son maçında Portekiz 25 Haziran'da Brezilya ile karşılaşırken, aynı gün aynı saatte Kuzey Kore Fildişi Sahili ile prestij maçına çıkacak.





16 Haziran 2010

Boğa'yı kuzu yaptılar.

'Boğa'yı 'kuzu' yaptılar: 0-1

H Grubu ilk maçında son Avrupa Şampiyonu İspanya, İsviçre'ye boyun eğdi.
 



(Sporx.com) 2010 Dünya Kupası H Grubu'nda İspanya ile İsviçre karşı karşıya geldi. Durban'da 69 bin seyirci kapasiteli Moses Mabhida Stadı'nda oynanan ve İngiliz hakem Howard Webb'in yönettiği karşılaşmayı İsviçre, güçlü rakibini tek golle geçerek Dünya Kupası'na 3 puanla başladı.

İsviçre'ye galibiyeti getiren golü 52. dakikada Gelson Fernandes kaydetti.

Bu galibiyetin ardından H Grubu'nda İsviçre ve Şili 3 puanla ilk maçları tamamlarken; İspanya ve Honduras puansız başlangıç yapmış oldu.

21 Haziran tarihinde oynanacak olan H Grubu'nun ikinci maçlarında, İspanya-Honduras ile karşılaşırken; İsviçre ise Beşiktaşlı futbolcu Rodrigo Tello'nun formasını giydiği Şili önüne çıkacak.

TORRES KULÜBEDE, EREN SAHADA

İspanya takımında, Polonya maçında sakatlanan Andres Iniesta yeniden ilk 11'de yer alırken; Cesc Fabregas ve Juan Mata yedek kulübesinde oturdu. Sakatlıktan kurtulan forvet Fernando Torres, Vincente del Bosque'nin David Villa'yı seçmesi üzerine yedek kulübesinde maça başlayan futbolcular arasına girdi.

İsviçre'de ayak bileğinden sakatlanan Alex Frei yerine, ilk 11'de Türk asıllı futbolcu Eren Derdiyok ve Blaise Nkufo görev yaptı. Diğer Türk asıllı futbolculardan Gökhan İnler maça kaptan olarak başladı. Hakan Yakın ise yedek kulübesindeydi.



INIESTA'DAN ÖLDÜRÜCÜ PAS

İspanya maçtaki en ciddi ilk gol pozisyonunu 24. dakikada yakaladı. Andreas Iniesta'nın rakip ceza sahası içine gönderdiği topu ileri çıkan Gerard Pique kontrol etti. Rakibine ters çalım atan defans oyuncusu sonrasında vuruşunu da yaptı ama kaleci Benaglio'yu geçemedi.

İlk yarının genelinde rakip yarı sahada paslaşarak boş alan yaratmaya çalışan İspanya rakip savunmayı aşmakta oldukça zorlandı. İsviçre ceza sahasının önünde etkili paslaşmalara yapan Matadorlar, kale sahası içinde bitirici vuruşları bir türlü yapamadı. İsviçre ise tüm hatlarıyla savunmada yer alırken; ilk 45 dakikada gol pozisyonu üretemedi. Mücadelenin ilk yarısında gol sesi çıkmayınca, soyunma odasına 0-0'lık eşitlikle gidildi.

SENDEROS'UN BÜYÜK ŞANSSIZLIĞI

İsviçre'de savunmanın bel kemiği olan Senderos, 36. dakikada sakatlandığı için oyundan çıkmak zorunda kaldı. Kendi takım arkadaşı Lichtsteiner ile çarpışan Senderos oyundan çıkarken; yerine Von Bergen girdi.



İSVİÇRE'DEN BEKLENMEYEN GOL


İkinci yarının başlamasıyla birlikte İspanya yine etikili hücumlarını geliştirirken; İsviçre'de zaman zaman rakip kaleye gelmeye başladı. Ve dakikalar 52'yi gösterdğinde ise İsviçre güçlü rakibi karşısında golü bulmayı da başardı. Bu dakikada savunma arkasına atılan derinlemesien topta Eren Deriyok kaleci Casillas ile karşı karşıya kaldı. Eren bu pozisyonda yaptığı vuruş Casillas'dan döndü. Kale sahası üzerinde boşta kalan topu gelson Fernandes boş kaleye göndererek takımını 1-0 öne geçirdi.

DEL BOSQUE'DEN DEĞİŞİKLİKLER

İspanya'nın yediği şok golden sonra teknik direktörü Vicente del Bosque oyuncu değişikliğine gitti. Del Bosque 62. dakikada Sergio Busquets ve David Silva'yı kenara çekerken; yerlerine ise Jesus Navas ve Fernando Torres'i aldı.



AVA GİDERKEN, AVLANIYORLARDI!


İspanya değişikliklerden sonra oyunu tamamiyle İsviçre yarı sahasına yıktı. Fernando Torres'in de hücumda etkili işler yapmasıyla İsviçre savunmasına zor anlar yaşatan İspanya beraberlik golünü bulmakta zorlandı. Kaleci Benaglio, Matadorların forvetlerine geçit vermezken; Xabi Alonso'nun da bir topu direkten döndü.

İsviçre ise çok adamla İspanya'yı karşılarken; kontratakta İspanya savunmasına zor anlar yaşattı. İkinci yarının 74. dakikasında Eren Derdiyok, rakip ceza sahası içinde Capdevilla ve Puyol'dan sıyrılarak topu köşeye doğru bıraktı. Fakat Eren'in bu şutu direkten döndü. Bu pozisyonun ardından Eren kenara alındı ve yerine Hakan Yakın girdi.

BENAGLİO'YU GEÇEMEDİLER!

Maçın geri kalan bölümünde İspanya savunması dahil tüm hatlarıyla rakip yarı sahada gol aradı ancak kaleci Benaglio'yu geçemedi ve İsviçre attığı tek golle 3 puanı hanesine yazdırmış oldu.




Related Posts with Thumbnails